|
Şimdi sizlerle paylaşacağımız yaşam öyküsü; doçentlik tezini,
mesleğini ve özel yaşamını bir kenara bırakan bir doktorun annelik
mücadelesi. Adeta; sabır, çaba, özveri ve umut sınavı...
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik
Bölümü'nde okuyan kızları Neslihan'ın; yılbaşı tatilini ailesi ile
geçirmek için Bursa'ya gelmesiyle başladı öykünün ilk heceleri...
Hece diyoruz çünkü öyle bir öykü ki; hayatın bir noktasında
zamanın sıfırlandığı yerde yeniden hece hece başlayan ve yine
hecelerle anlam bulan adım adım bir yaşamın sabır ve umut dolu
seyri...
Ailenin tek çocuğu olan Neslihan hayallerini süsleyen üniversite
sınavını kazanmış ve eğitimi için başka bir şehre gitmiştir. Bu
ailesiyle olan ilk ayrılığıdır. Neslihan'ın yokluğuna bir türlü
alışamayan ve kızlarının her an her dakika hasretini yaşayan
Radyoloji Uzmanı Dr. Hale Kabacaoğlu Köse ve Üroloji Uzmanı Dr.
Ahmet Köse çifti; her fırsatta bu özlemi gidermenin planlarını
yapıyordur. Yaklaşan yılbaşı tatili aile fertleri için
kaçırılmayacak bir fırsattır. Biricik kızları Neslihan da anne ve
babasını özlemiş onları yeni yılda yalnız bırakmama kara almış,
bir iki gün de olsa tatilini ailesinin yanında geçirmek için
Bursa'ya gelmiştir.
Güzel bir yılbaşı geçirmek için bütün hazırlıklar tamamlanır.
Neslihan üzerindeki yol yorgunluğunu atmak için banyoya girer.
Ancak uzun bir süre geçmesine rağmen Neslihan'dan ses seda çıkmaz.
Meraklanan anne banyoya girdiğinde kızını yerde hareketsiz bir
halde yatarken görür. Ünce neler olduğuna bir anlam veremeyen anne
Hale Kabacaoğlu büyük bir şaşkınlıkla Neslihan'ın yanına yaklaşır
ve kızının kalbinin durduğunu fark eden ve yaptığı masajla kızının
kalbini yeniden çalıştıran anne panikle telefona sarılarak
ambulans çağırır...
İşte buradan itibaren şairin dizelerinde tasvirini yaptığı gibi
beklenmedik, eşsiz bir mücadelenin içinde bulur kendisini Dr. Hale
Kabacaoğlu.
Karbon monoksit zehirlenmesi nedeniyle komaya giren Neslihan,
Bursa Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalenin ardından Uludağ
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılır. Ardından
Haydarpaşa GATA'da iki ay kalan Neslihan, annesinin isteğiyle
Ankara Bilkent TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'ne yatırılır.
Neslihan'ın çekilen MR'ında tıpta "atrofi" diye tanımlanan beyin
hücrelerinin tamamına yakınının ölü olduğu görülür. Yaşamından
umut kesilen ve "beyin ölümünün gerçekleştiği" bile söylenen
Neslihan Köse'nin bu durumu doktor olan annesinin umudunu kırmaz.
Doçentlik tezini, mesleğini ve özel yaşamını bir kenara bırakan
anne; iki yıl boyunca yoğun bakımda kızıyla yaşar.
Bitkisel hayatta olduğu için vücudu kasılan, etkiye
tepki göstermeyen, gözlerinde herhangi bir ışık görülmeyen
çocuğuna, şarkılar, hikâyeler okuyan, Mozart'ın parçalarını
dinleten anne; o günlerde yaşadığı er şeyi bir bir günlüğüne
yazar.
Kızını yeni doğan bir çocuk gibi bakıma alarak eğitmeye başlayan
fedakâr anne, çocuğuna önce ayakta durmayı öğretti, ardından
sabırla; söylediği her kelimenin tekrarını sağlattı. Evine astığı
yazı ve yönlendirme levhalarıyla üniversiteli kızına yürümeyi,
tuvalet alışkanlığını, konuşmayı, okumayı yeniden öğreten Dr.
Kabacaoğlu, Neslihan'ı adeta mezardan çıkardı, rahminde yeniden
büyüttü ve ikinci hayatını yaşatıyor...
Doktorların umudu kesmesine rağmen yılmayan, sabreden, umut eden
anne Dr. Hale Kabacaoğlu; bu örnek davranışı nedeniyle Türk
Anneler Derneği Bursa Şubesi tarafından yılın annesi seçildi.
Zafer Plaza Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen ödül törenine kızı
Neslihan ile birlikte katılan anne, verdiği mücadele ve elde
ettiği başarıyla herkesi hayrete düşürdü...
|